JAPONYA notları

Japonya , listemdeydi. Sıradan bir destinasyon değil, doğru zamanı beklemiş bir yolculuktu. Bu satırları dönüşten sonra değil , canlı konumdan yazıyorum . Buraya gelince anladım ki bu ülke size kendi hikayenizi yazdırmadan bırakmıyor. Pratik bilgileri, ne hissettiğimi, ne gözlemlediğimi , neler öğrendiğimi ,hepsini paylaşacağım

Bilmeniz gereken basit ama önemli başlıklarla başlıyorum.

Vize : Japonya’ya 90 güne kadar, vizesiz gidebiliyorsunuz. Pasaportunuzun en az 6 ay geçerliliği olmasına dikkat edin.

Uçuş Süresi : İstanbul – Tokyo direkt uçuşlar ortalama 11–12 saat sürüyor. Aktarmalı uçuşlarda süre 15-20 saat aralığına çıkabiliyor.

Saat Farkı : Türkiye’den 6 saat ileride /yaz-kış dönemlerinde küçük değişiklikler olabiliyor

Para Birim : Japon Yeni ( JPY ) Kart kullanımı yaygın ama nakit, küçük işletmelerde daha geçerli. Özellikle tapınaklar, sokak büfeleri , bazı tren istasyonlarında. Nakit paralarınızı katlamayın , saygısızlık olarak görüyorlar.

Adaptör : Type A ( 2 düz ince uç ) dönüştürücü şart. internetten sipariş verin, en az iki hafta önceden .

En uygun Ziyaret Dönemi: Uygun fiyat için genelde Ocak sonu-Şubat, Yüksek sezon Nisan (Kiraz çiçeği ) ve Kasım ayları

Dil : Resmi dil Japonca. Büyük şehirlerde İngilizce anlaşılır. Kırsalda çoğunlukla Japonca konuşuluyor. Şehirde idare ediyor, kırsalda hazırlıklı olun.

Güvenlik : Hırsızlık oranı çok düşük. Son derece güvenli

Pasaport kontrolü : Visit Japan Web kaydı yaparsanız işlemleriniz hızlanır. Sistemden aldığınız QR kod sayesinde ülkeye girişte hızlı geçiş yapabilirsiniz.

QR ile hızlı geçişten faydalananlar ve her adımda form doldurmak zorunda kalan insanların telaşı 👇

Havalimanlarında kısa süreli turist e-Sım , portable Wi-Fi cihazları var . Şehir içinde internet olmadan navigasyon zorlayabilir.

Tren sistemi dünyanın en dakik sistemlerinden. Uzun mesafe için Shinkansen (hızlı tren ), şehir içi metro kullanabilirsiniz. Bilet fiyatları yüksek olmasın derseniz JR Pass

Japonya’nın ilk kadın başbakanı Sanae Takaichi. 64 yaşındaki Takaichi çoğunlukla metroyu kullanıyormuş. Sadece tasarruf için değil, çevre bilinci ve halkına yakın olmak için. Darısı başımıza …..


Bence bir yer hakkındaki, en net bilgiyi tuvaletleri verir. Japonya şimdiye dek , en temiz bulduğum yerlerden biri oldu. Temizlikleri imanlarından değil ,ruhlarından geliyor. Tam bu noktada anlatmak istediğimi özetleyen bir film geldi aklıma:

(“Mükemmel Günler” , orijinal adıyla Perfect Days, Tokyo’da yaşayan Hirayama isimli bir tuvalet temizlikçisini konu alıyor. Hirayama , her gün kamu tuvaletlerini büyük bir özenle temizliyor. Şikayet etmez, acele etmez, işini küçümsemez. Çünkü onun için bu iş ,kendine ve başkalarına duyduğu saygının göstergesi. Filmin 60-70 ‘ler rock , soul ağırlıklı müzikleri de efsanedir. )

Doya doya gezmek istiyorsanız en az 15 -20 gün ayırmalısınız. Tokyo, Kyoto, Osaka olmazsa olmaz , biraz daha yerel yerler ilginizi çekiyorsa ,Takayama, Kanazawa , Nara gibi küçük şehirler, Hiroşima ve Okinawa’yı da ekleyebilirsiniz.

TOKYO

Her anlamda sistemin böyle tıkır tıkır işlediği bir metropol var mıdır bilmiyorum? Sokaklarda çöp kutusunun olmadığı , yerde bir tane çöpün bile bulunmadığı şehir. En büyüleyici olanı, bu kadar ileri teknolojiyle yaşarken , doğaya ve geleneğe bu denli saygı duymaları.

Kahvemi alıp sokaklara çıktım. Kimse acele etmiyor, her şey kusursuz ilerliyor . Uyum içinde akıyor zaman . Yine kayboldum: )) umurumda değil . Çünkü burada kaybolmak bile güzel. Sokaklar labirent gibi , her yanlış adımım, yeni bir hikaye. Navigasyon bile yanlış yola saptın demez, ”rota yeniden oluşturuluyor der’‘ Bu aralar ruh halim tam olarak böyle , rota yine , yeniden, tekrar oluşturuluyor….

Sabah yanlış metroya bindim. Harita önümdeydi ama metro ağları tam bir bilmece. ”tamam Harika” !, , sakin ol dedim içimden. Tokyo’nun dışında bir istasyonda durdu . Kısa film tadında yaşadım o anı. Yalnız seyahat etmek korkutucu gözüküyor , benim için değil, kimseye yetişmem, beklemem gerekmiyor , ben, şehir ve o an.

Japonlar gerçekten kibar insanlar, yön sordum , adam durağa kadar geldi , anlamadı sandım . C2 ingilizcemi nasıl anlamaz diye düşünürken :)) Beraber yürümeye başladık, konuşmadan yanımda yürümesi, güven verdi. Eliyle peronu gösterdi, binene kadar bekledi, el salladı , mutlu oldum. O an ne kadar özlediğimi fark ettim. Uğurlanmayı…Teknolojisi, tapınakları haricinde , insanların içtenliği ile de büyüleyici bir ülke.

Bildiğimiz lisanların ötesinde lisanlar var. Kulağın, dilin, aklın ve bilmenin ötesinde. Duymak için talip olmak gerekir. ”

Yemek, Alışveriş

Yodobashi Camera

Elektronik ürünler satan büyük mağazalar zincirinin adı. Yodobashi Akiba ise bu zincirin Akihabara’daki amiral gemisi. içerisinde değil saatlerce, günlerce dolaşmak mümkün.

09.30- 22.00 saatleri arası açık

En yakın durak : JR Ymonete Line, Akihabara Station.

TAX FREE : Alışverişin en güzel yanı %10 vergi indirimini, kasada direkt fiyattan düşüyorlar. Tax-free için pasapotunuzu göstermeniz yeterli. Pasaportunuz hep yanınızda olsun. (1 -kasım 2026’dan itibaren vergi sisteminde değişiklik olacakmış. O tarihten sonra mağazada değil, havaalanında iade yapılacakmış ,bilginize )

KOBE ETİ

Kobe Eti denemek isterseniz , uygun fiyata , yiyebileceğiniz yeri buldum . Menü haricinde ekstra meze alırsanız , ayrıca onu ödüyorsunuz. ( Dana dili ve Wagyu eti de denemenizi tavsiye ederim. ) Japonya’da Kobe ve Wagyu etleri A1 ‘den , A5’e kadar bir sistemle sınıflandırılıyor. Menüye genelde bu şekilde yazıyorlar, böylece hangi kalite eti yediğinizi biliyorsunuz.

Gastronomi seviyesi inanılmaz. Sushi sandığım şey, meğerse sushi değilmiş, burada yedikten sonra anladım.

Nedir Kobe eti :  Tajima sığırından  elde edilen , yağlı, iyi damarlı dokusuyla pahalı ve değerli bir et. Üretimi sıkı kurallara bağlı ve sertifikalıdır. Japonya dışındaki pek çok ”Kobe” etiketi taşıyan et, aslında gerçek ”Kobe” değildir.

Yer; Nikuya Yokocho, Akihabara şubesi
Adres; Japan, Tokyo, Chiyoda City, Sotokanda, 1 Chome−18−19 BiTO AKIBA 3F

GİNZA

Ginza Tokyo’nun en lüks bölgesi . Bir çok ünlü mağaza var.. Japon markası olan Uniqlo’nun 12 katlı mağazası , Shiseido gibi markalar da bu bölgede. Dünyaca ünlü sushi restoranları yine Ginza’da. Alışveriş, yemek ve eğlence için ziyaret edebilirsiniz . Tanıyanlar bilir, AVM gezmeyi sevmem, sizin için derledim..

Sento Sawai Orions : Ginza ‘da 53 yıllık bir Bar. Buranın sırrı. Gündüzleri kafe saatlerinde ”tatlıların büyücüsü” olarak bilinen Şef Kato’nun dünyaca ünlü kavun pastası. Yanında servis edilen taze sıkılmış kavun suyu , en az pasta kadar efsane.

Coco Nemaru Ginza: Burası, Ginza ‘da bulunan bir et restaurantı. Bizim kendin pişir kendin ye bir nevi. . Çiftlikten masaya ,lokmalık et ve sebzelere de ”yakiniku ”adı veriliyor. Tüm bu olaya da Japon barbeküsü deniliyor. Bu aynı zamanda kültürel bir deneyim de sayılıyor.

Buz pateni : Ginza SİX Avm’nin çatısında küçük bir buz pisti mevcut. Büyüleyici gece manzarası var. Dj performans eşliğinde buz pateni yapabilirsiniz.

Alışveriş

Unİqlo : Kumaş kalitesi ve uygun fiyata birçok kıyafet bulabilirsiniz. Cashmire, pamuklu , ince ama sıcak tutan ,nefes alan kumaşlarına bayılacaksınız. Ben markadan çok kumaşın dokusu , dikiş kalitesine bakarım. Geçmişteki, tekstil tecrübeme dayanarak, tavsiyemdir.

(Gu, Wego ve Spinns uygun fiyatlı ,casual giyim markaları)

Daiso : Dekorasyon ve ev gereçleri

Abc Mart: Ayakkabı ve spor malzemeleri

Don Quijote: Kozmetik ürünler , atıştırmalıklar, hediyelik pek çok seçenek mevcut.

Tokyo alışveriş için gerçekten cennet bir ülke. Dünyanın pek çok ülkesine gitmiş biri olarak, bir ülkeyi bu kadar seveceğimi düşünmezdim. Ülkenin düzeni, hayatı kolaylaştırmak için düşünülmüş ince detaylar, temizlik, insanların nezaketi her gün daha da çok etkiliyor. Yaşamak istediğim iki yerden diğeri olabilir, hayat bu belli mi olur?

Yapmayın

-Toplu taşımada, asansörde telefonla konuşmayın, sessiz ve saygılı olmalısınız.

( Metroda yanımda oturan kadının telefonu çaldı. Ekrana baktı açmadı. Bir durak sonra başka bir yolcunun telefonu çaldı, açtı. Konuşması uzun sürdü. Kimse bir şey demedi ama o birkaç saniyede vagonda görünmez bir mesafe oluştu. Yanındaki adam sessizce yer değiştirdi , karşısındaki genç kız kulaklığını taktı. Tepki yoktu, uyarı da , sadece geri çekildiler. Yanlış yaptığında ceza yok, sistemin dışına itiliyorsun.)

-Bahşiş vermeyin, kabul etmiyorlar. İyi niyetle bile olsa yanlış anlıyorlar. Hizmet zaten görev olarak görülüyor.

-Topluluk içinde sevgi gösterisi, abartılı hareketler saygısızlık kabul ediliyor. Alçakgönüllü olmak önemli

-Evlerde ve bazı restaurantlarda ,tapınaklarda içeriye ayakkabı ile girilmiyor. Sokakta yiyecek yemek de saygısızlık..

  • Burada düzen, kurallarla değil, başkasını rahatsız etmeme fikri ile doğru orantılı. En büyük saygısızlık, birini başkalarının önünde utandırmak. Kısaca saygı ne yaptığından çok , neyi yapmamayı bildiğinle ilgili .

Telefonunuzda Bulunsun

Bu uygulamaları telefonunuza indirin; ulaşım, planlama ve alışveriş kolay hale gelecektir.

Payke: Market ve kozmetik ürünlerini barkodla okutup ne olduğunu, anlamanızı sağlıyor. Alışverişte hayat kurtarıyor.

My ROTA: Günlük plan yapmanızı sağlayan rota uygulaması. Nereye ne zaman gideceğinizi , aklınızda tutmak yerine tek yerden takip edebilirsiniz.

Klook: Ulaşım kartı, tur, giriş biletlerini daha uygun fiyata alabilirsiniz.(tren, metro pass ,ulaşım , otel rez. bazı aktivitelerde kuyruğu atlama gibi avantajları da var.)

Google maps: Adresler için mutlaka

Sokak Lezzetleri

Kasutera

Mochi

Egg slut

Ragu burger

Lokma pankek

Sebze tempura

Peynir sufle

Çıtır tatlı patates

strawberry Tanghulu

Matcha Dondurma

Matcha Parfe

Matcha Tokyo

Shibuya : Tokyo’da bir semt, aynı zamanda dünyanın en kalabalık yaya geçitlerinden ‘‘Shibuya Crossing” burada .Nasıl ki Amerikan filmlerinde felaket sahnelerinde ” Times Meydanı” gösteriliyorsa, Animelerde de burası gösteriliyormuş.. Aynı anda yüzlerce insanın her yönden karşıya geçtiği bir yer.

Işıkların yanmasını beklerken herkes çizgilerin gerisinde duruyordu , kimse öne atılmadı. Işık yandığında yüzlerce insan aynı anda yürümeye başladı. Bir an kaos olacak sandım, Olmadı. Kimse kimseye çarpmadı, kimse özür dilemek zorunda kalmadı. Fotoğraf çektirmek istedim, ancak kalabalık çok hızlı akıyordu. Burada birinden bir şey istemek, yolunu kesmek gibi hissettirdi, telefonumu cebime koydum , anı yaşadım.

PS: Tokyo’dayım . Geceler uzun , sessiz , tuhaf bir şekilde öğretici., yazmak için ideal ortam….. Kyoto , Fuji, birkaç kasaba ve Osaka ile yola devam edeceğim. Görselleri editledikçe eklerim..

Hayat , konforla değil , hareketle şekillenir. Cesaret, bilmediğin yere doğru atılan ilk adımdır. Gerisi yolda şekilleniyor zaten ”

Kyoto

Kyoto ’daki Gion bölgesinde, halk arasında “Geyşalar Sokağı” diye bilinen dar ve sakin sokaklar var. Geyşalar bu sokakta yaşıyorlar , genelde toplu olarak. (Japonca “geiko”), geleneksel sanatlarla ilgilenen; dans, müzik ve sohbet ustalığıyla misafirlere eşlik eden sanatçılardır. Bu sokaklardaki evlere ‘Okiya”deniyor; genelde çok fazla dışarıda görünmezlermiş. Zaten ben de gittiğimde sokak oldukça boştu. Bir geyşayı evinin önünde görmek neredeyse çok nadir bir şans; adeta binde bir ihtimalmiş.. O sokakların sessizliği bile başlı başına özel bir deneyim oldu benim için.. Bazı alanlarda fotoğraf çekmek yasak , görevliler uyarıyor ama yüzlerce turistin önünden geçerken evlerin gizliliğini tamamen korumak neredeyse imkansız.

Geyşalar hakkında maalesef çok yanlış bir algı var. Çoğu kişi onları fuhuşla ilişkilendiriyor ama bu doğru değil. Geyşalar aslında küçük yaşlardan itibaren özel eğitim alan; dans, müzik, geleneksel çay serenomisi , zarif sohbet sanatında yetiştirilen sanatçılar. Yıllarca disiplinli bir eğitimden geçerler , Japon kültürünü temsil ederler. Yani onların dünyası emek, sanat ve incelik üzerine kurulu bir yaşam. Gion’da bazı yerlerde , çay seronomisine belli bir ücret karşılığı katılabilirsiniz. Çay içmekten ziyade, anı yavaşlatmak için yapılan zarif bir ritüel. Suyun kaynamasından tutun, çayın kaseye konulmasına kadar her hareketin bir anlamı var.

Ps: Önceleri ”Geyşaların” hayatını anlamakta zorlanıyordum; hiç evlenmemeleri, çocuk sahibi olmamaları , hatta ömürlerini aşksız yaşamaları saçma geliyordu. Ama zamanla fark ettim ki, onların seçimi , bu şekilde mutlular . İnsan mutluluğu hangi yolda buluyorsa, orası onun gerçeğidir. Başkalarının gerçeğini sorgulamak da kimsenin sorumluluğu değil, haddini aşmaktır.

Kendi yolunda yorulmak, bedel ödemek bile , başkalarının yolunda kaybolmaktan her zaman daha değerlidir”.


Bu yazıyı paylaş
Scroll to Top