YİNE , yeni , YENİDEN

Zaman gerçekle yaşanıyormuş , tesadüfler bazen araya sıkışıyormuş. Asıl mesele , işaretleri okuyamamakmış.. Bu yüzden insan , yanlış yollara savruluyormuş ;

Her şeyden önce kendine dürüst olmalıymış insan, ne yapmak istediğine karar verdikten sonra tüm dünya kenara çekiliyormuş. Düşünerek, yazarak sadeleşiyor, etrafın rengarenk oluyormuş.

Hayatı fazla ciddiye almaya gerek yokmuş. Ne hep mutlu , ne hep mutsuz. Hayat bu , bazen aydınlık, bazen karanlık. Umut hep varmış . Dünyada görmek istediğiniz değişim önce içinizde başlamalıymış. Gönlünüzün derinliklerinde ne varsa ona kulak verin. Gerçek hayat orada şekilleniyormuş , gerisi geçici hevesler , boşluklar…..

Bir sabah sporu dönüşü , gözüm duvardaki kelimeye takıldı ”Devam et ” Basit , sıradan tek bir kelime ama, tam da ihtiyacım olan anda önüme çıkmıştı. Hayat bazen böyle işliyor, büyük cevapları ararken küçük işaretlerle yön buluyoruz. Belki de mesele, o işaretleri görmeyi öğrenmekte. Yol uzun , bazen yorucu , kimi zaman da belirsiz. Demek ki ilham almak için ”TED’‘ konuşması yerine, mahalle duvarına bakmak yeterliymiş.:)) kitabım yayınlanırsa , ilk cümlem hazır ” Mahalle duvarı haklıydı ”…..

Laozi der ki:

En büyük güç eylemsizliktir . Akarsuyun en güçlü yanı, direnmemesidir. Belki de hayatta başarılı olanlar zorlamadan ilerleyenlerdir. Gerçek güç , katı olmakta değil, uyum sağlamakta ve akışa güvenmektedir. Bu anlayış , hayatın zorluklarına karşı verdiğimiz tepkilere de uygulanabilir. Direnç gösterip çatışmak yerine, durumu kabullenip ona uyum sağlamak en etkili stratejidir. Güçlü olan , en çok zorlayan değil, en iyi uyum sağlayandır.

Yaş ilerledikçe hayatı daha net görmeye başlıyorsun. Giydiğin marka, taktığın mücevher, kullandığın araba, oturduğun ev, unvanların , statülerin , aslında yüzeysel olduğunu fark ediyorsun. Bunların hiç birinin gerçek değer ölçüsü olmadığını, sadece kabuk olduğunu anlıyorsun. Yıllar önce kıymetli sandığın şeylerin çoğu , bugün hatırlamadığın detaylardan ibaret olduğunu…

En çok akılda kalanlar, etiketleriyle değil , karakteriyle iz bırakanlar . Hayatı oyun parkına çevirenler, sorunları şikayet etmeden çözüme dönüştürenler, yağmurda dans edenler , görgüyü bilgiyle tamamlayan, eleştiriyi olgunlukla karşılayabilenler. Kısacası nezaketiyle , sevgisiyle, paylaşımıyla hayatı güzelleştirenler.

PS: Hoş tesadüfler, iyi ki yaşamışım dedirten anlar, biraz çılgınlık, hesapta olmayan mutluluklar diliyorum hepinize, .Tüm hayalleriniz gerçek olsun, benim çoğu gerçekleşti, Şansıma hep inandım.. İnanmaktan vazgeçmeyin.

Sevgilerimle;

Harika

Bu yazıyı paylaş
Scroll to Top