Mısır’ın Güney Sina ilinde yer alan tatil ve turizm merkezidir. Sina Dağı ve Kızıldeniz arasındaki kıyı şeridinde yer alıyor. Buraya gelen turistlerin amacı dünyanın en etkileyici su altı manzarasında dalış yapmak, mercan resifleri ve tropikal balıkları yakından görmek; ayrıca çölde safari turları ile muhteşem gün batımı manzarası eşliğinde farklı deneyimler yaşamak.
Ben de bu bilgiler ışığında, özellikle aralık ayını tercih ettim. Çünkü yaz aylarında Afrika kıtasında olması sebebiyle bunaltıcı sıcaklara maruz kalmak istemedim ve sıcaklığın 26-30 derece gibi makul seviyede olması beni cezbetti. Ayrıca her sene olduğu gibi yeni yaş günümde farklı bir deneyim kazanmak ve kendime hediye olması da gayet hoş bir sürpriz oldu. Gitmek isteyenler için mini bir gezi turu oluşturdum. Uçakla ortalama 2 saat 15 dakika sürüyor yolculuk, bilet fiyatları da diğer sahil destinasyonlarına oranla daha uygun.
⚠️ Gitmeden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
Şarm El-Şeyh seyahatiniz için birkaç öneririm:
- Havalimanı Yoğunluğu ve Güvenlik: Dönüş yolunda havalimanında çok sıkı ve aşamalı güvenlik aramaları yapılıyor. Bu aramalar ciddi zaman alabildiği için uçuş saatinizden en az 3 saat önce havalimanında olmaya çalışın.
- Nakit Döviz Taşıyın: Yanınızda mutlaka nakit euro veya dolar bulundurun; çünkü kredi kartıyla nakit çekmekte zorlanabiliyorsunuz.
- Yerel Para Birimi Kullanın: Dövizlerinizi Mısır parasına (EGP) çevirebilirsiniz. Ben çevirmeyip tüm harcamalarımı dolarla yaptım; fakat her alışverişte kaba tabirle 30-40 dolar arası kazıklandım. 🙂 Alışverişleri yerel para birimiyle yapmanız daha mantıklı.
- Parayı İhtiyacınız Kadar Çevirin: Havalimanında ATM’ler var ancak bazıları çalışmıyor. Ayrıca elinizde Mısır parası kalırsa bunu tekrar dövize çevirmekte sorun yaşayabilirsiniz. Bu yüzden sadece yetecek kadar çevirmeniz en doğrusu.
- Mutlaka Pazarlık Yapın: Esnaftan bir şey alırken mutlaka pazarlık yapın.
- Vize Kolaylığı: Türkiye’de insanı yoran formalite evrak işleriyle uğraşmıyorsunuz. Vize gerekmediği için geçerli bir pasaportunuzun olması buraya gelmek için yeterli..
- Ekonomik ve Bol Seçenekli: Tek gelir kaynağı turizm olan bu bölgede inanılmaz bir rekabet mevcut. Bu yüzden her bütçeye uygun seçenekler bulmak mümkün ve sahil rotalarına kıyasla gayet ekonomik bir yer.
- Otel Standartları Farklı: Türkiye’deki 5 yıldızlı otellerle buradakileri kıyaslamamak gerekiyor. Ben özellikle denize sıfır 5 yıldızlı bir otel tercih ettim ancak şartlar ülkemizdeki otellerle aynı standartta değil, bilginiz olsun.
- Aktivite Çeşitliliği: Gündüzleri su altında vakit geçirirken geceleri, casinolarda vakit geçirebilir veya Arap kültürünün otantik atmosferinde yıldızları seyredebilirsiniz.
Havalimanı Süreçleri ve Kişisel Deneyimlerim
Havalimanına adım attığınızda hem giriş hem de çıkış için doldurmanız gereken bir form veriyorlar. Ben Türk Hava Yolları ile uçtuğum için kabin ekibi bu formu daha uçaktayken küçük bir kalem hediyesiyle birlikte dağıttı ve bu sayede kapıda hiç vakit kaybetmedim. Ancak dönüş yolunda havalimanı güvenliğinin oldukça sıkı olduğunu belirtmeliyim. Hayatımda ilk defa bir ülkeden ayrılırken bu kadar çok aşamalı bir aramadan geçtim; x-ray cihazlarında ayakkabılarınızı dahi çıkarttırıp çok kapsamlı bir üst araması yapıyorlar. Bu yüzden uçuş saatinden en az 3 saat önce orada olmakta fayda var.
Ben bu seyahatte toplam 4 gün kaldım ve burası için oldukça yeterli bir süre oldu, daha fazla kalsaydım muhtemelen sıkılırdım. Tek başıma sarışın ve beyaz tenli bir kadın olarak buraları gezmek ise ayrı bir deneyimdi. Gittiğim her yerde insanlar hangi ülkenin vatandaşı olduğumu tahmin etmeye çalışıp adeta kendi aralarında oylama yapıyorlardı. 🙂 Bir süre sonra Türk olduğuma inandırmaktan vazgeçtim.
Seyahatin benim için en zorlayıcı tarafı ise yemekleri ve kokuları oldu. Kullandıkları yağlardan mı yoksa baharatlardan mı kaynaklanıyor bilemiyorum ama bana hiç hitap etmedi. Bu kısa süre içinde Türk yemekleri, özellikle de annemin yemekleri burnumda tüttü.

RAS MOHAMMED
Burası Maldivler’den sonra dünyanın en önemli ikinci su altı cenneti olarak kabul ediliyor ve gerçekten de övüldüğü kadar varmış. Görülmeye değer mercanları, rengarenk balıkları ve berrak deniziyle suyun altından hiç çıkmak istemedim. Genelde turistlerin geliş amacı dalış yapmak olduğu için bu konuda çok fazla seçenek mevcut.
Ben dalış turunu kaldığım otelden ayarladım. Ancak buraya geldiğiniz gibi “Yarın dalışa gidiyorum” diyemiyorsunuz; pasaport fotokopinizi otele verip en az 48 saat sonrasına rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Marinaya girişte de askerlerin kontrolünden ve onayından geçiyorsunuz. Yaklaşık 1 saatlik tekne yolculuğunun ardından Ras Mohammed’e ulaşıyorsunuz. Denizin yüzeyinde sıradan bir görüntü olsa da suyun altına indiğiniz an bambaşka bir dünya sizi karşılıyor. Tur boyunca her anınızı kayda alan bir fotoğrafçı var ve çıkışta belli bir ücret karşılığında tüm görselleri size teslim ediyor.
Yaklaşık 6 metreye kadar dalış yapıyorsunuz. Denizin altı, üstünden çok daha farklı ve suyun altına girdiğiniz an dış dünyayla tüm bağınız kopuyor. Kendi adıma, yaklaşık yarım saat boyunca dünyayla irtibatımı tamamen kopardım, her şeyi unuttum ve sadece o muazzam görüntüye odaklandım. Hayatınızda farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız ve imkanınız varsa, burayı mutlaka bir kez de olsa denemenizi tavsiye ederim.

ÇÖLDE SAFARİ
Çöl dedikleri yer, bildiğiniz şehirden uzak dağların arasında kalan ve asla gerçek bir çölle alakası olmayan bir bölge. ATV ile yaklaşık 45 dakika boyunca toz toprak içinde, patika yollardan oluşan oldukça sıradan bir alanda sürüş yapıyorsunuz.
Safari sonunda sizi bir Bedevi çadırına götürüyorlar; burada dansöz ve zenne gösterisi oluyor. Tabii o sırada karnınız acıkmış, yorgun ve bitkin düşmüş oluyorsunuz. Doğal olarak enerji verecek bir şeyler yemek istiyorsunuz ama maalesef yine aç kalıyorsunuz. Sonuçta anlıyorsunuz ki burada her şey tamamen turisti nasıl kazıklarız üzerine kurulmuş enteresan bir tezgah. Kısacası çölde safari aktivitesi benim açımdan tam bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı.
FARSHA
Gezimin son durağı, gerçekten en keyif aldığım ikinci yer oldu. Türkiye’den vizyonuna çok güvendiğim eski bir dostumun tavsiyesiydi. Muhteşem bir gün batımı ve atmosferde son gecemi tamamladım. Giderseniz mutlaka ama mutlaka ziyaret etmenizi öneriyorum; akşamüstü ayrı, gece ayrı güzel.
Farsha için söyleyebileceğim en önemli konu, içtiğiniz alkollerde (örneğin rom kola istediniz, bilin ki rom bir damla, gerisi kola) sipariş verirken bira veya şarap tercih etmeniz; yani kokteyl gibi karışım içkiler yerine sek içecekleri seçmeniz yönünde olacaktır.
Ancak çalan müzikler ve atmosfer o kadar etkileyici ki oradan gitmek istemedim. Nargile her masaya servis ediliyor, servis kötü ama ortam o kadar büyüleyici ki hayatımızın tam da ortasında yer alan sosyal medya için muhteşem görseller elde edebilirsiniz.
Tekrar gider miyim? Tabii ki hayır, bir kez görmek yeterliydi. Bu yazımın amacı da gitmek isteyenlere gerçek düşüncelerimi tamamen objektif olarak aktarmaktı.
Şarm El-Şeyh hakkında çok daha fazla yazabileceğim bir şey olmaması üzücü olsa da, şimdiden listemdeki yeni rotaların hazırlığına başladım bile. Hepinizi öpüyorum.
PS: Bir daha dünyaya gelsem, aynı hataları daha korkusuzca yaşarım.

Harikacım Mısır’a gitmiş kadar oldum.😘❤️
Amacına hizmet ettiyse, ne mutlu bana…
Keyifle okudum ne güzel yeni yerler görmek 🙏🏻👍🏻🌸
teşekkürler, mutlu oldum 🙂
Bizde istedik hep son anda bir şey oldu gidemedik,🤦♀️kesinlikle gidilesi bir yer değil fakat bir kere değişiklik gidin tavsiyesi almıştık ,bakalım kısmet olacak mı🥰,teşekkürler 💞
Benim gezi notlarım , bir kez görülmeli derim. Umarım çok keyif alırsınız. Öpüyorum sevgiler